Haber Detayı
15 Nisan 2018 - Pazar 13:35 Bu haber 5288 kez okundu
 
Hz. Mevlâna ve Hz. Şems
Tasavvuf yolunda en çok bilinen iki isim, birisi Hz. Mevlâna, diğeri Hz. Şems. İkisi de bu yolda büyük adımlar atmış olan önemli şahıslar.
TASAVVUF Haberi
Hz. Mevlâna ve Hz. Şems

Tasavvuf yolunda en çok bilinen iki isim, birisi Hz. Mevlâna, diğeri Hz. Şems. İkisi de bu yolda büyük adımlar atmış olan önemli şahıslar. Buluştuklarında, yolları ilk defa kesiştiğinde Mevlâna otuz sekiz, Şems ise altmış yaşındaydı. Allah aşkı bu insanların kalbinde doruklardaydı. Bu aşkı sohbetlerine konu ettiler ve birbirlerine anlatmaya başladılar. Mevlâna’nın oğlu Sultan Veled’e göre Şems’in Mevlâna’ya verdiği sırrı daha önce hiçbir alem görmemişti.

Mevlâna ile Şems’in ilk karşılaşmaları yaşandığında Mevlâna zaten tasavvuf yolunda iyi bir noktaya gelmişti. Ancak Şems Mevlâna’nın Allah aşkını yaşatacağı kişi oldu. Bunu şöyle de tanımlayabiliriz. Mevlâna akmak isteyen bir aşk şarabıydı, Şems ona kadeh oldu.

Ancak bu ilahı aşkı herkes yaşayamadığı için herkeste hallerini anlayamıyordu. İnsanlar onların hakkında olmadık şeyler söylemeye başladı. Şems bu durumun yaşanmasından rahatsız oldu ve Konya’yı terk etti. Bu olayın ardından Mevlâna çok derin bir hüzün yaşamaya başladı. İlerleyen zamanlarda Mevlâna’nın davetiyle tekrardan Konya’ya döndü. Şems Konya’ya dönünce tüm Konya sevinçle doldu. Sohbetler düzenlendi, herkes huzurla doldu. Ancak bu güzel zamanlar yine çok uzun sürmedi. Rahatsız edici söylemler tekrardan başladı ve bunun üzerine Şems tekrardan Konya’dan ayrıldı. Ancak gitmeden önce Sultan Veled’e bir daha kimsenin kendisini bulamayacağını söyledi. Öyle de oldu. Mevlâna iki kere Şam’a gitti, ancak yine de Şems’i bulamadı. Bunun üzerine şu sözleri söyledi.

"Beden bakımından ondan ayrıyım ama, bedensiz ve cansız ikimiz de bir nuruz. Ey arayan kişi! İster onu gör, ister beni. Ben O'yum O da ben."

 

Kaynak: Editör: Yusuf Karaaslan
Etiketler: Hz., Mevlâna, ve, Hz., Şems,
Yorumlar
Haber Yazılımı